Yaşam Tarzı Podcastleri
Yalnız yaşamak, tek kişilik haneler ve günlük hayatın yapısı üzerine Türkçe sesli seriler. Nasıl yaşadığına dair sorular, sade bir sesle.
1 seri · hepsi Türkçe

Yaşam Tarzı serileri
Nasıl yaşadığın, ne düşündüğünden daha çok şey söylüyor. Günün nasıl kurulduğu, evinin neresini kullandığın, kiminle ne sıklıkta konuştuğun. Bunlar tercih gibi görünüyor ama çoğu zaman altyapının sonucu. Yaşam tarzı podcast aramalarında insanların aradığı şey genelde bu: hayatın kendisine dair, tavsiye vermeden konuşan bir ses.
Kendinle'nin bu bölümü yeni ve dürüst olmak gerekirse şu an 1 seriyle duruyor. Bu sayfada bunu saklamak yerine söylemeyi tercih ediyoruz — sayıyı şişirmek için başka kategorilerden içerik taşımak mümkündü ama o, katalogda da sayfada da yanlış bir resim üretirdi.
Şu an burada olan
Yalnız Yaşayanlar, dokuz bölümde tarihsel olarak çok yeni bir olguyu ele alıyor: tek başına yaşamak.
Serinin çıkış gözlemi çarpıcı. İnsan türü, tarihinin neredeyse tamamında tek başına yaşayamadı. Yaşayamazdı: yiyecek, güvenlik, barınma ve bakım hep ortak işlerdi. Sonra birkaç kuşak içinde bu, milyonlarca insanın gündelik gerçeği oldu.
Bunu mümkün kılan şey karakter değil, altyapı. Şehirleşme, kiralık konut piyasası, hazır gıda, çamaşır makinesi, telefon, internet. Tek başına yaşamak bir tercih olarak sunuluyor ama önce bir mühendislik başarısı.
Serinin en özgün hamlesi bu tespitten sonra geliyor. Çevrendeki her şey — evler, mobilyalar, ambalajlar, tatil paketleri, restoran masaları — iki kişi varsayımıyla tasarlandı. Tek başına yaşayan biri, kendisi için tasarlanmamış bir dünyada gezindiğini fark etmeden gezinip duruyor. Serinin bunu görünür kılması, çoğu dinleyicinin ilk kez fark ettiği bir şey.
Ve serinin asıl tezi: bu hayatın bedeli yalnızlık değil, tanıksızlık. Yalnızlık farklı bir şey; kalabalık bir evde de yaşanabiliyor. Tanıksızlık ise günlerinin kimse tarafından görülmemesi — hastalandığını, iyi bir gün geçirdiğini, bir şeyi başardığını kimsenin bilmemesi. Seri bu ayrımı yaptıktan sonra ne yapılabileceğine bakıyor.
Bu bölüm neyi kapsayacak?
Yaşam tarzı, kolayca içi boşalan bir başlık. Estetik fotoğraflara, satın alma tavsiyelerine ve "şöyle yaşamalısın" cümlelerine dönüşmesi çok kolay.
Bu bölümün yönü farklı olacak. Buradaki soru şu: günlük hayat nasıl kuruluyor ve o kuruluşun ne kadarı senin kararın?
Minimalizm bu çerçevede bir estetik tercih değil, bir sahiplik sorusu. Yavaş yaşam bir tatil fotoğrafı değil, zamanın nasıl bölündüğüne dair bir karar. Ev, mekânın davranışı nasıl kurduğuna dair bir mesele — nitekim Psikoloji bölümündeki Evin Psikolojisi serisi tam olarak bunu yapıyor ve bu bölümün de komşusu.
Kapsanacak konular arasında şunlar var: tek kişilik hanelerin yükselişi ve toplumsal sonuçları, sahip olmakla kullanmak arasındaki kayma, zamanın parçalanması, şehir hayatının günlük ritmi, komşuluk ve gevşek bağların değeri.
Bunların hiçbiri henüz yayında değil ve bu sayfada varmış gibi anlatılmayacak.
Şimdilik nereye bakabilirsin?
Bu bölüm büyüyene kadar, yakın soruları soran seriler başka kategorilerde duruyor.
Günün yapısı ile ilgileniyorsan Kişisel Gelişim bölümündeki Günün Mimarisi. Aynı insanın günün farklı saatlerinde ölçülebilir biçimde farklı çalıştığını ve buna göre bir gün kurmayı anlatıyor. Hazır program vermiyor — bu bölümün de yaklaşımı.
Yalnızlığın psikolojik tarafı için Psikoloji alanındaki Yalnızlık Psikolojisi. Yalnızlığın insan sayısını değil, istenen bağ ile eldeki bağ arasındaki mesafeyi ölçtüğünü anlatıyor. Yalnız Yaşayanlar ile birlikte dinlemek iyi bir eşleşme: biri toplumsal, diğeri içsel taraftan bakıyor.
Evle ilişkin ilgini çekiyorsa yine Psikoloji bölümünde Evin Psikolojisi. Eşikten geçtiğin an zihninde bir bölümün kapandığını ve mekânın seni ne kadar kurduğunu anlatıyor.
Nesnelerle kurduğun ilişki için Hobi ve Merak bölümü. Kol Saatleri özellikle ilgili: bir nesnenin işlevi bittiğinde değerinin neden artabildiğini soruyor.
Nasıl yaşamalı sorusunun kendisi için Felsefe ve Düşünce alanı. Nasıl Yaşamalı ve Hayatın Anlamı serileri, bu bölümün sorduğu günlük soruların daha eski ve daha derin hâlini taşıyor.
Bedenin günlük hayattaki yeri için Sağlık ve Beden bölümü. 100 Yaşın Şifresi, uzun yaşayan toplulukların ortak noktasının genetik değil günlük hayatın yapısı olduğunu gösteriyor — bu bölümün sorusuyla doğrudan örtüşüyor.
Neden bu sayfa böyle yazıldı?
Bu sayfayı diğer kategori sayfaları gibi doldurmak mümkündü. Genel geçer yaşam tarzı tavsiyeleri yazmak, konuyla ilgili bilgileri sıralamak, kataloğa dayanmayan bir metin kurmak.
Yapılmadı, çünkü bu sayfanın işi seni bir yere yönlendirmek. Elimizde bir seri varsa bir seri var demek gerekiyor; on serilik bir bölüm gibi konuşmak, gelen kişinin zamanını harcamak olurdu.
Kendinle'nin diğer bölümlerinde on iki seriye kadar çıkan alanlar var. Burası daha yeni. Bölüm büyüdükçe bu sayfa da büyüyecek ve seri listesi yukarıda canlı katalogdan geldiği için, yeni bir seri eklendiği gün burada görünecek — kimsenin bu sayfayı elle güncellemesi gerekmeyecek.
Yalnız Yaşayanlar serisi uygulamada.
Seçili bölümler ücretsiz. Bir bölüm dinle, anlatımın sana göre olup olmadığını gör.
Sık sorulanlar
Bu bölümde neden az seri var?
Çünkü yeni bir bölüm ve dürüst olmak gerekirse şu an tek bir seriyle duruyor. Sayıyı şişirmek için başka kategorilerdeki içerikleri buraya taşımak mümkündü ama yapılmadı; bir kategoriyi doldurmak için içerik taşımak, hem katalogda hem sayfada yanlış bir resim üretir. Bu sayfanın üstündeki liste canlı katalogdan geliyor, yani bölüm büyüdükçe burada kendiliğinden görünecek.
Yalnız Yaşayanlar serisi kimler için?
Tek başına yaşayanlar için yazıldı ama sadece onlar için değil. Serinin çıkış noktası toplumsal: insan türü tarihinin neredeyse tamamında tek başına yaşayamadı ve bu, birkaç kuşakta milyonların gerçeği oldu. Bunu mümkün kılan şey karakter değil altyapı — şehirler, kiralık konut, hazır gıda, iletişim. Yalnız yaşayan birinin yakınıysan da serinin söyledikleri işine yarar.
Yalnızlık üzerine bir seri mi bu?
Hayır ve bu ayrım serinin merkezinde. Yalnız yaşamak ile yalnızlık aynı şey değil; kalabalık bir evde de yalnız olunabiliyor. Serinin tezi başlığında: bu hayatın bedeli yalnızlık değil, tanıksızlık. Yani günlerinin kimse tarafından görülmemesi. Yalnızlığın psikolojik tarafı için Psikoloji bölümündeki Yalnızlık Psikolojisi serisi daha doğrudan bir kaynak.
Minimalizm ve yavaş yaşam üzerine içerik var mı?
Bu konular kategorinin kapsamında ama şu an ayrı bir seri olarak yayında değil. Yakın konularda içerik arıyorsan Kişisel Gelişim bölümündeki Günün Mimarisi günün yapısını, Hobi ve Merak bölümündeki seriler ise nesnelerle kurulan ilişkiyi ele alıyor. Bu bölüm büyüdükçe kapsam da genişleyecek.
İçerikler çeviri mi?
Değil, tamamı Türkçe içerik. Yaşam tarzı alanında bu belirleyici: tek başına yaşamanın anlamı, aileyle ilişki ve komşuluk kültürü ülkeden ülkeye tamamen değişiyor. Amerikan ya da İskandinav bağlamına göre yazılmış bir anlatı buradaki deneyimi tarif etmiyor.
Ücretsiz bölüm var mı?
Her seride seçili bölümler ücretsiz açık. Kütüphanenin tamamı Kendinle Pro ile açılıyor.
Minimalizm bir estetik mi yoksa bir karar mı?
Bu bölümün çerçevesinde minimalizm bir görsel tercih değil, bir sahiplik sorusu: neye sahip olduğun, neyi kullandığın ve ikisi arasındaki mesafe. Şu an ayrı bir minimalizm serisi yayında değil; en yakın karşılık Hobi ve Merak bölümündeki Kol Saatleri, bir nesnenin işlevi bittiğinde değerinin neden artabildiğini soruyor.
Şehir hayatı ve komşuluk üzerine içerik olacak mı?
Kategorinin kapsamında ama şu an ayrı bir seri olarak yayında değil. Bu sayfa olmayan bir şeyi varmış gibi anlatmıyor; yeni seri eklendiğinde yukarıdaki liste canlı katalogdan geldiği için kendiliğinden görünecek.
Yalnız Yaşayanlar serisi kimlere hitap ediyor?
Tek başına yaşayanlar için yazıldı ama sadece onlar için değil. Serinin en özgün tespiti herkesi ilgilendiriyor: evler, mobilyalar, ambalajlar, tatil paketleri ve restoran masaları iki kişi varsayımıyla tasarlanmış. Yalnız yaşayan birinin yakınıysan da bu tespit işine yarıyor.
Yaşam Tarzı üzerine yazılar
İlgili alanlar
Bu serilerin hepsi uygulamada.
Her seride seçili bölümler ücretsiz. İstediğin alandan başla.
